[Logo] T.C. Yükseköğretim Kurulu Bilgi Paylaşım Forumu
  [Search] Ara   [Recent Topics] Son Konular   [Hottest Topics] Yeni Konular   [Members]  Üye Listesi   [Groups] Ana Sayfaya Git 
[Register] Kayıt Ol / 
[Login] Giriş 
Öğretim Üyesi Maaşları
Forum Dizini » Özlük Hakları
Yazar Mesaj
dr.hamdi


Katıldı: 18/02/2012 18:13:20
Mesajlar: 25
Çevrimdışı

Sayın moderator hocam, bu sayfada iki yorumum yayınlanıyordu. birisinin silindiğini farkettim. Tabi yazı bende kayıtlı açıp tekrar okudum, acaba hakaret vs. anormal birşey mi var ki silindi kuşkusuyla. fakat aksine sıradan bilginin dışında insanlara yurt dışındaki akademik hayatı ve imkanları anlatan bir yazı olduğunu enazından bir problem olmadığını gördüm. Konu hakkında bilgi verirseniz sevinirim. Yok ben sildim diyorsanız sizden ricam diğer yorumlarımı da silmenizdir. ne de olsa bir işe yaradıkları da yok. zaten Ülkemizdeki akademik hayata da umutla bakmak polyannacılık oynamak gibi birşey. belki de bir süre daha ABD de kalmak iyibir fikir. ABD de en azından insana saygı duyuyorlar. Çalışana, fikir üretene değer veriyorlar. Fikirlerinizi dinliyorlar. Baksanıza bir öğretim üyesinin kendi meslek grubunun forum sitesinde yazdıkları siliniyor.
Herşey bir yana siz de bir akademisyensiniz ve görüyorsunuz bu başlık altında kaç yorum var. Türkiyede yaklaşık 100 bin öğretim üyesi olduğunu düşünürsek buradaki yaklaşık 120 yorumun nicelik olarak dikkate alınmayacak kadar az olduğunu anlayabilirsiniz. hal böyleyken yazanın da yorumunu silmek de işin cabası olsa gerek. bu hocalar bişey biliyor da yazmıyor demek ki, onlar ümidi çoktan kesmiş sanırım.
Neyse lafı uzattım. size bir sitemim yok, mutlaka bir bildiğiniz vardır. beni de çoğunluk akademisyenlerin arasında sayabilirsiniz artık. Sayın başbakanımızın deyişiyle "bir daha da davos a gelmem, bir daha da yök ün forum sitesinde yorum yazmam"

Selamlar, saygılar.
yuksel


Katıldı: 04/09/2012 21:02:03
Mesajlar: 2
Çevrimdışı

YÖK başkanı Çetinkaya Twitter hesabından geçen ay "Maliye Bakanı ile görüştüm. Öğretim üyelerine sonbaharda bir sürprizimiz olacak" yazmıştı. Bu konuyla ilgili bir gelişme var mı?
acalik


Katıldı: 10/02/2012 13:18:37
Mesajlar: 11
Çevrimdışı

Ya en azından zam yapılmayacaksa eğer. Doçenliğini almışları bari tekniker,mühendis kadrosuna felan geçirselerde en azından daha fazla maaş alsalar.
Bizde bu motiveyle doçentliğe hazırlansak. Doçent olduğumuzda en azından bizi mühendis kadrosuna geçirirle felan diye..
mozyavuz


Katıldı: 01/02/2012 15:35:24
Mesajlar: 4
Çevrimdışı

Ben burada pek deginiomeyen bir konuya değinmek istiyorum, doçent olduktan sonra kadro beklemek, kadro geldikten sonra zammı doçent maaşı almak için birinci dereceye düşmeyi beklemek, Prof olmak zammı Prof maaşı almak için belirli bir sene beklemek, akademik camiada hersey unvana göre ilerlerken maaşlarda neden yok birinci derece yok uç yıllık kıdemli profesör gibi durumlar ortaya çıkıyor, erken doçent ve profesör olmak bu durumda suc oluyor, çünkü erken Doç olmuşun daha 1.derecey düşmek gerekiyor yani erken Doç olan biri ödüllendirilmedi gerekirken maalesef bu derece gibi abuk sabuk bir sisteme takiliyor
ceviz


Katıldı: 14/09/2012 22:32:16
Mesajlar: 4
Çevrimdışı

Sayın YÖK başkanı Prof Dr ÇETİNSAYA bu gece CNNtürk röportajında en sonunda Müjdeli haberi verdi. "...özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda umudunun olduğunu" söyledi.
Maalesef özlük haklarımızın iyileştirilmesi konusunda sadece umutluyuz...
artık bir başka sonbaharı bekleyeceğiz.
altayfun


Katıldı: 21/09/2012 11:04:31
Mesajlar: 6
Çevrimdışı

Akademisyenlerin özlük hakları sorununun çözüm üretebilecek bir irade karşısında olmadığını, maaşlarda da iyileştirmenin kısa zamanda gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Oysaki bugün --- Publishing'den bir kitap kitap sipariş etmenin kaça malolduğu ortadadır. Prosedürle uğraşmamak adına yurt dışına şahsi imkanlarla gitmenin faturası ortadadır. Bu, sistemin akademisyeni devlet memuru veya öğretmen olarak görmesinin bir resmidir. Ancak unutulmaması gereken husus medeniyetlerin polis karakollarından değil, üniversitelerden yükseldiği gerçeğidir. İyi bir mühendislik kültürü olmayan, güzel sanatlarına değer vermeyen, sosyal bilimlerinden ötürü fikir üretemez halklar bügün ne durumdadır. Bugün Avrupa Medeniyeti, bir zamanların güçlü İslam medeniyetinin üniversitelerin bir neticesi olduğu unutulmamalıdır. Rönesansın üniversitelerin ürünü olduğu dikkatten uzak tutulmamalıdır. Amerika'nın üniversitenin bir ürünü olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bunlar fedakarane çalışmaların yanında ekonomik fedakarlıklıkla da sağlanmıştı
Scene_34


Katıldı: 01/02/2012 15:54:05
Mesajlar: 19
Çevrimdışı

Geçen akşam yani 15 Eylül'de YÖK Başkanımız CNN Türk'te Taha Akyol'un konuğuydu. Özlük hakları gündeme geldiğinde Taha Akyol eğer bir profesör 3800 tl maaş alıyors bu Türkiye için bir Utançtır dedi. Çok yerinde bir söz, Türkiye bu utançtan bir an önce kurtulmalıdır. YÖK başkanı da hak verdi ancak Sonbahar konusuna değinmedi. Sadece ülkeyi yöneten büyük siyasilerle görüşüyoruz, umarım bir düzenleme olur dedi.
acreditor


Katıldı: 03/02/2012 16:09:17
Mesajlar: 2
Çevrimdışı

ceviz yazdı:Sayın YÖK başkanı Prof Dr ÇETİNSAYA bu gece CNNtürk röportajında en sonunda Müjdeli haberi verdi. "...özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda umudunun olduğunu" söyledi.
Maalesef özlük haklarımızın iyileştirilmesi konusunda sadece umutluyuz...
artık bir başka sonbaharı bekleyeceğiz.

Umut fakirin ekmeğidir
education


Katıldı: 02/03/2012 12:45:13
Mesajlar: 12
Çevrimdışı

Büyük müjdeye çok az kaldı:

"Akademisyenler açısından illa devlet memuriyeti olmamasını düşündük. Yani akademisyen üniversiteye girdi yardımcı doçent ve profesör oldu, ardından emekliye ayrıldı... Böyle olmasın istedik. İsteyenlerin sözleşmeli ve performansa dayalı olarak da çalışabileceği bir model düşünüyoruz. Ama devlet memuriyeti de devam edecek. Birinde devlet ve iş garantisi olacak. Diğerinde daha yüksek ücret alabilecek. İnsanlar kendi tercihini yapacak."
Murat KUŞ


Katıldı: 01/10/2012 09:37:04
Mesajlar: 2
Çevrimdışı

Ben şahsen öğretim üyelerine her hangi bir özlük hakkı iyileştirmesi yapılacağına hiç ihtimal vermiyorum. Bu konu bir kaç ay önce basında gündeme getirildi ancak uygulamada sanıldığı gibi
doğrudan bir maaş iyileştirmesi olmayacağını tahmin ediyorum. Belki akademik puana göre bir iyileştirme olacak ancak beklenen gibi bir maaş artışı zor görünüyor.

Herkese selem ve saygılarımla
ilkaydemir


Katıldı: 01/02/2012 11:39:17
Mesajlar: 18
Çevrimdışı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Geleceğimizin umudu gençlerimizin yetişmesinde önemli bir yere sahip olan akademisyenler, büyük bir özveriyle fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuar ve meslek yüksekokullarında dersler vererek gençlerimizi yetiştirmekte, onları bilimin ışığında aydınlatarak topluma kazandırmaktadırlar.

Akademisyenlik uzun ve meşakkatli bir yoldur. 4 yıllık üniversite diplomasına sahip olan pek çok gencimiz mühendis, mimar veya müfettiş olurken, akademisyen olmayı aklına koyanın yolu, mezun olduktan sonra daha yeni başlamakta ve dil, ALES gibi zorlu sınavları kazanarak doktor unvanı alabilmek için 5 yıl daha okumak zorunda kalmaktadır. Akademisyen adayının üniversiteye adım atmasıyla birlikte doktor unvanını alabilmesi için ortalama 10-12 yıl geçmektedir. Bu kişilerin ilk, orta ve lise eğitimlerini de eklediğimizde ömürleri okumakla geçmekte, birçoğu bilim adamı olma uğruna evliliğini ertelemekte, çocuk sahibi olmaktan bile vazgeçerek hayatlarının en güzel çağını eğitim ve bilim için harcamaktadırlar.

Bu kadar özveri sonucunda bilim insanı olabilen öğretim elemanları maalesef ülkemizde hak ettikleri konuma kavuşturulamamış ve birçok kamu çalışanından daha düşük ücret almaya mahkûm edilmişlerdir. Kariyer sahibi olan bu insanlarımız maalesef yıllardır yaşadıkları bu olumsuz durumu gurur meselesi yaparak dile getirmekten bile çekinmektedirler. Onlar bilim insanlığını para için şan şöhret için değil ülkesine faydalı bir insan olmak için yapmaktadırlar.

Bu kadar özveriye sahip akademisyenlerimizin sorunlarını çözmek ülkemizin geleceği için büyük önem taşımaktadır. Geleceğimizi şekillendirecek olan gençlerimizi eğiten, öğretim elemanlarının geçim derdiyle uğraşmaması tamamen bilimsel çalışmalara kendilerini adamaları gerekmektedir.

Türkiye de 188 devlet ve vakıf üniversitelerinde bulunan yaklaşık 4 milyon 353 bin üniversite öğrencimizin eğitimini yaklaşık 118 bin akademik personel üstlenmiş bulunmaktadır. Bu akademik personel her yıl milyonlarca gencimizi mezun etmekte, onları iş hayatına hazırlamakta, vatana millete hayırlı bir evlat olması için büyük çabalar harcamakta, bu telaşlarla kendi sorunlarını unutmaktadırlar.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun her ay rutin olarak yapmış olduğu araştırmaya göre 2012 Eylül ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 949, yoksulluk sınırı ise 3092 TL. olarak tespit edilmiştir. Bu veriler ışığında üniversite öğretim elemanlarımızın neredeyse yüzde 86’sı yoksulluk sınırının altında ücretle çalışmaktadır. Aldıkları ücretle geçinmeleri, bilimsel çalışma yapmaları imkânsız hale gelmiştir. Dünyadaki meslektaşlarıyla kıyaslandığında 3-4 kat daha az maaş aldıkları ortaya çıkmaktadır.

Ne yazık ki Türkiye de; en saygın mesleklerden biri olan ve büyük özveri gerektiren üniversite hocalığı, toplumsal saygınlığını çok büyük ölçüde yitirmeye başlamış, onlar asli görevleri olan bilimsel araştırmalarını yapamaz duruma gelmişlerdir. Birçok ülke, bilim insanının omuzlarındaki yükü maddi ve manevi olarak azaltmış olmasına rağmen bizde yıllardır derinleşen sorunlar maalesef düzeltilmemiştir. Öğretim elemanlarımızın sırtındaki yükü azaltarak bilimsel çalışma koşullarını ve özlük haklarını düzeltecek tedbirlerin ivedi olarak alınması gerekmektedir.

Yukarıda kısaca özetlenen bilgiler ışığında; öğretim elemanlarımızın çalışma şartlarının dünya ülkeleriyle kıyaslanabilecek düzeyde olması, omuzlarındaki yüklerinin bir nebzede olsa hafifletilebilmesi ve aylık ücretlerinin kariyerlerine uygun bir hale getirilmesi amacıyla TBMM iç tüzüğünün 104. ve 105. maddeleri ile Anayasanın 98. maddesi gereğince “Meclis Araştırması” açılmasını arz ederim.


M. Rıza YALÇINKAYA
CHP Bartın Milletvekili

http://www.akademisyenler.org/haber_detay.php?hno=7223&ik=0
kamil teke


Katıldı: 12/11/2012 00:25:02
Mesajlar: 2
Çevrimdışı

Mühendisim. Doktoramı Viyana Teknik Üniversitesinde yaptım. 12 yıldır aratırma görevlisiyim. Doçent olacak kadar yayınım oldu. Yrd. Doç. olucam inşallah bekliyorum. Maasım şimdi 2087 tl. Ankarada bu maasla gecinmeye calışmak yurt dışında doktora yapmaktan daha zor geliyor. Ama Yrd. Doç. olursam çok artacak tam 2350 tl. olacakmış. Bu fark bir çok temel ihtiyaç gereksinimimi alabilmemi sağlayacak. Ders vermiyorum. Bu anlamda mesaim yok. Ama doktoramda yaptığım çalışma sonucu Avusturyanın 18 ülkede farklı uzay araştırmaları enstitüsüne gönderdiği bir yazılımı oldu. Onların sagladığı imkanlar ve benim geceli gündüzlü çalışmam ile. En azından maaşlarımız mezun ettiğimiz mühendis maaşları ile aynı olsaydı. Diğer türlü üniversitede fazla devam edecegimi sanmıyorum. Bilim para kazandırmasın ama geçimimizi sağlayabilsin istiyorum. Saygılarımı sunuyorum.
metin metin


Katıldı: 30/11/2012 11:45:30
Mesajlar: 1
Çevrimdışı

Bence maaşlar yeterli hükümetimiz sağolsun sonuçta eğitim gönüllülük işidir herkes istediği işi yapmakta hürdür maddiyat değil maneviyat önemlidir.
anda41


Katıldı: 15/02/2012 18:53:32
Mesajlar: 33
Çevrimdışı

Sevgili genç bilm adamları hükümet bir profesöre yüzde 50 zam yaparsa ancak 1.derecede bir hakim kadar maaş alabilir. Bir doçente yüzde 50 zam yaparsa gene de Kalkınma ajansındaki lisans mezunu bir uzman kadar maaş alamaz. Bir Yrd.Doçente yüzde 100 zam yaparsa ancak iki yıllık mezunu 3000 nüfuslu bir ilçedeki Özel İdare Müdürü kadar maaş alabilir.
Hükümet bu oranda zam yapamayacağına göre ne haldeyiz düşünün. Bu meslek bitti. 20 yılda eski itibarına kavuşamaz
Scene_34


Katıldı: 01/02/2012 15:54:05
Mesajlar: 19
Çevrimdışı

Arkadaşlar maaşlara zam yapılması için bizlerin yandaş statüsüne geçirilmemiz gerekir. Yandaş unvanı almadıkça bu hükümet zam yapmaz. Bu konuda nereye başvurmak gerekir, nasıl bir strateji izlememiz gerekir. Bu konuda bilgisi olan varsa açıklayabilir mi?
 
Forum Dizini » Özlük Hakları
Git: